ADVERTISEMENT
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Ülkelerin kredi notu

Ülkelerin kredi notu birçok gösterge tarafından belirlenmektedir. Makroekonomik, sosyal, siyasal ve buna benzer birçok gösterge hem kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlarda hem de piyasada oluşan risk priminin belirlenmesinde etkili oluyorlar.

Özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlarda yalnız makroekonomik, sosyal ve siyasal göstergeler değil açık ve net olmayan farklı göstergelerin de etkili oldukları görülüyor.

En önemlisi de kullanılan göstergeler, bu göstergelerin hangi oranlarda etkili olduğu konusundaki belirsizlikler ve kullanılan yöntemlerde şeffaflığın olmaması verilen kredi notları hakkında birçok soru işaretinin oluşmasına yol açıyor.

Bununla beraber, ülkelerin kredibilitesini gösteren risk primi ve derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlar ülkelerin ve özel kesim kuruluşlarının daha düşük faiz oranlarıyla borçlanmalarında etkili. Bu notlara göre ülkeler ve özel sektör firmalarının maliyetleri değişmiş oluyor.

Ayrıca bu notlar ülkeye gelebilecek yatırım fonlarının karar süreçlerinde, uluslararası doğrudan yatırımların girişinde ve ülke algısı üzerinde de oldukça etkili oluyor.

Özellikle bizim gibi uluslararası fonlara ihtiyacı olan ülkeler açısından kredi notu çok önemli. Çünkü, fonların tüzüklerinde yatırım yapılabilir seviyede notu olmayan ülkeye yatırım yapılamayacağının belirtilmesi durumunda bu fonların ülkeye girişi sağlanamayacak ve bu fonlardan yaralanma imkânı olmayacaktır.

Bu nedenle derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlar, ekonomilerin potansiyelini, kredibilitesini ve makroekonomik görünümünü belirlemese de bu notların uluslararası piyasalarda oluşturacakları algı açısından önemli olduklarını vurgulamak gerekiyor.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARI

15 Temmuz darbe girişimi ekonomi üzerinde özellikle kredi notu, yabancı yatırımcı algısı, ülkeye girecek yabancı fonlar üzerindeki olumsuz etki ve ekonomide oluşan belirsizlikler açısından olumsuz bir tabloya neden oldu. En önemlisi de 1994 yılından 2012 yılına kadar yatırım yapılabilir seviyede notlandırılmayan Türkiye ilk olarak 2012 yılında Fitch tarafından verilen yatırım yapılabilir seviyede olan kredi notunu kaybetti.

Uzun yılların kazanımları olarak elde edilen yatırım yapılabilir notunun kaybedilmesi diğer derecelendirme kuruşlarının kredi notlarını da yeniden değerlendirmelerine neden oldu.

Fitch derecelendirme kuruluşundan sonra Moody’s tarafından 2013 yılında Türkiye’ye verilen “yatırım yapılabilir seviyesi” kredi notu 15 Temmuz darbe girişiminin hemen sonrasında düşürüldü.

Dolayısıyla Türkiye, Fitch ve Moody’s derecelendirme kuruluşları tarafından verilen “yatırım yapılabilir” kredi notunu kaybetti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlar ülkenin kredibilitesi açısından her şeyi temsil etmiyorsa da ülke ekonomileri için oluşan negatif algı açısından çok kritik olabiliyor.

Çünkü, kredi notlarının düşürülmesi ve oluşan olumsuz hava, döviz kurlarında, enflasyonda, faiz oranlarında yeni sarmalların oluşmasına bu da makro ekonomik göstergelerin bozulmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle, 15 Temmuz darbe girişimi Türkiye ekonomisine önemli maliyetler yükledi. Bu bağlamda o tarihten sonra Türkiye’nin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından henüz yatırım yapılabilir seviyede notlandırılmaması da darbe girişiminin öne çıkan önemli bir maliyetidir.