Ankaralı Atiba

Ankaralı Atiba

Havuz Problemi

Hafta içinde transfer komitesi başkanı Erdal Torunoğulları’nın Beşiktaş dergisine verdiği yazıda “Geniş bir oyuncu havuzumuz var” sözü öne çıktı.  Yapılan eleştiriler, değerlendirmeler bu öne çıkan söz üzerinden yapıldı. Hatta basın ve sosyal medyada da malzeme oldu oyuncu havuzu konusu.

Genelde yazılardan çıkartılan başlık üzerinden yorum ve değerlendirme yaparız. Bu durum çoğu zaman sağlıksız değerlendirmelere yol açar ama toplum olarak okumasını, okuduğumuzu anlamak için çaba göstermesini sevmiyoruz. Oysa yazıda transferin hocanın isteği üzerine yapıldığını, yöneticiler sadece işin ekonomik konularına eğildikleri anlatılıyor, yanında ise aslında geniş bir oyuncu havuzumuz var ancak hoca bundan istifade etmek istemediği anlatılmaya çalışıyordu. Akılda sadece “Havuz” kaldı…

Transfer dönemi bitmesine sayılı saatler kala hala eksik bölgelere takviye yapılmaması taraftarın sinir uçlarının gerilmesine sebep oldu. Zaten uzun zamandır için için kaynayan problem havuzu taşma noktasına geldi.
Bu şartlar altında maç günü geldi çattı.

Maça 3 saat kala bazı muhabirler maç kadrosunu paylaştı. Bu kabul edilir bir durum değildi anlaşılan; havuz sadece dolup taşmıyor aynı zamanda sürekli olarak sızdırıyordu…
Beşiktaş Gençlerbirliği maçı bu şartlarda başladı. Gençlerbirliği orta sahayı neredeyse hiç kullanmadan uzun toplarla geçti; 1 gol ve sayısız gol pozisyonu buldu.
Bu arada Gençlerbirliği ligde oynadığı 2 maçta toplam 2 isabetli şut bulup hiç gol bulmadığını özellikle belirtmek isterim.

Anlaşılan Beşiktaş’ın hangi oyuncularla ve hangi oyun kurgusu ile maça başlayacağının saatler öncesinden bilindiği için Gençlerbirliği teknik ekibi bu fırsatı haliyle güzel değerlendirmiş. Yani havuzdaki çatlaktan ziyadesi ile istifade ettiği bir ilk devrede, skor üstünlüğünü de alarak soyunma odasının yolunu tuttu.

Maçın 2. devresi Mensah-Dorukhan değişikliği ile oyuna müdahale etmek istedi Sergen Hoca.

Oyunda zerre bir değişiklik olmadı oysa problem oyuncu değişikliğinden çok daha fazlaydı.
Takımın bir oyun planı yoktu, sahada kafası kopmuş tavuk misali be yaptığı belli olmayan bir oyuncu topluluğu vardı.  Bu sefer 63. dakikada Aboubakar-Güven Yalçın, Ladin-Boyd değişikliği geldi.
Yine hiç bir şey değişmedi. Sağlam bir oyun planın yoksa oyuncu değişikliğinin bir faydasının olması için mucizeler gerekiyordu. Belki ligin en zayıf takımlarından birine karşı “mucize beklemek” sözü ağır bir şey olsa gerek.

Toplu ileriye götürecek oyuncular 75. dakikada oyuna girdi.
Bu sefer kısalan zaman ile birlikte oyun kaosa döndü ve yenilgi kaçınılmaz oldu.
Bu maçtan sonra;
Havuzun taştığı
Aynı zaman oluşan çatlaklarla sızıntıya sebebiyet verdiği
Ve artık patlama noktasına geldiği görüldü.